banner2920

Silivri'de Sponsorluk anlayışı

Merhaba sevgili dostlar, güzel ve huzurlu bir Çarşamba günü olmasını dilerim…

Çok rahatsızlık duyduğum bir durumu sizinle paylaşmak istedim. Vaktiniz varsa bir kahve eşliğinde konuşalım…

Yapılan herhangi bir etkinlik olduğunda biliyorsunuz ki sponsorlar olur. Bu sponsorluk da bir etkinliği, kişiyi veya organizasyonu maddi olarak veya ürün hizmetlerin sağlanması yoluyla destekleme eylemidir.

Şöyle eski çağlara baktığımızda, okuduklarımdan bende kalan, o zamandan bu zamana yapılmakta olduğunu görebiliriz. Bir farkla, eskiden sponsorluk faaliyetleri, ilk uygulanmaya başlandığı zamanlardaki amaçlarını, sanayileşmenin ve iletişim araçlarının gelişmesiyle birlikte değiştirmeye başlamasıydı. Örneğin; eskiden kralların, soyluların ve zengin ailelerin ünlerinin yayılması dışında, bir beklentiye girmeden sadece hayırseverlik amaçlarıyla yapılmış olan sponsorluk faaliyetleriydi. Osmanlı zamanında da öyleydi, özellikle sanatçılar sarayda ağırlanır eğitimleri verilirdi…

Eski Roma’da aynı durum, gladyatörlerin teşvikiyle başlayan sponsorluk, saraylarda ve imparatorluk evlerinde sanatın desteklenmesi için kullanılmıştır.

İşte sponsorluğun asıl amacı buydu! Aslına bakarsak bir elinin verdiğini diğer elin görmeyecek anlayışıyla yapılırdı…!

Günümüzde bu yapılan görünmüyorsa sorun. Görülecek o!

Şimdi, günümüze baktığımızda (genelleme yapmıyorum) bu durum somut bir beklenti içerisine girilerek, daha çok ticari kuruluşlarca yapıldığını görmekteyiz, yani Sevap için sponsorluk değil de tamamıyla ticari yapılmaktadır…

Sponsorluk yapan her kuruluşun yaptığı sponsorluktan belirli bir beklentisi bulunmakta.

Arka planda olan ve orda kalmak isteyen işletmeler de var, iyi ki de varlar!

Gerçek anlamını bilen ve ona göre davranıp ön planda olan sponsorlar da iyi ki varlar!

Binlerce kişiye destek olanlar var, bu işin özünü göz ardı etmeden ön planda olanlar…!

Sponsorluk hepimizin bildiği üzere marka adını yerleştirme, markayı görünür kılma, itibar artırma, kurumsal kimlik oluşturma vb. Dolayısıyla bunun nedeni sürekli markayı gösterme, markayı veya ismi öne çıkarma amaçlıdır. Kuruluşların sponsorluktan beklentisi de odur; kurum kimliğini yerleştirmek, olumlu imaj yaratmak, halk tarafından kabulü iyi niyeti sağlamak.

Sponsor olacak işletmeler sosyal sorumluluk projelerde yer alarak gerek sağlık gerek çevre gerekse eğitim, kültürel seviyelerinin yükselmesine yardımcı olarak.

Onların bu davranışı direkt olarak sempati, dolaylı olarak ise ticari kazanç olarak döner.

Bir nevi Avrupa pazarlama taktiği kazan kazandır! Ki Avrupa da çok etkilidir! 

Şimdi bir de Silivri’deki durumlara bir göz atalım. Bu sponsorluk olayı birçok şeyde olduğu gibi yine sanki yanlış anlaşılmış olacak ki gözü yoracak şekilde yapılmakta.

Yanlış olan bu kısmı işte. Yapılsın, hem de hep yapılsın lakin yukarıda ki yazdıklarım ve tarihe geçmiş asıl olanlar gibi yapılsın.

Örneğin; Fikret Özdemir'in başkanlığında 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla 2. Zafer Kupası Tenis Turnuvası'nı düzenledi. Abelia Spor Tesisleri'nde düzenlenen ödül töreninde, sporcu çocukların aldığı kupalarda hangi spor alanında kupayı aldığı yazmıyordu! (?) Onun yerine sponsorun kocaman logosu olması hiç hoş ve etik değildi!

Çocuk, evde o kupayı onurla bir köşeye koyacak, gururla gelene gösterecek, peki nasıl anlatacak? Ne isim ne hangi spor alanında aldığı bir yazı? Sadece bir okulun adı? Peki, o okula da gitmiyor?

Ne oldu şimdi? Ne yaptınız?

Bu kupaları hazırlayan arkadaşı arayıp kupalar ve plaketlerin hazırlanış sürecini sordum, standart ne yazılır, doğrusu nedir diye bilgi aldım. Kupada sponsorun logosunun beni çok rahatsız etmesini “doğruladığına” üzüldüm…

Kent konseyi “Baba-Çocuk Şenliği” ismiyle etkinlik yapmıştı Türam’da, ajans olarak katılım sağladık. İçeri girdiğimizde projenin içeriğinden çok sponsor afişleri dikkatimizi çekti, kocaman kocaman Rumeli Üniversitesi pankartları! (?)Oysa ki bu etkinlikte sadece Rumeli Üniversitesi sponsor değildi ki. SİBESO, SANAYİ SİTESİ, SİAD, BEŞLER SUCUK’ta sponsorlar arasındaydı.

Eğer kurumsalsa evet bu kurumlarda kurumsal. Neden yoktu logo veyahut pankartları?

Etkinliğin amacı neydi? Yapılması gereken neydi? Yapılan neydi?

Silivri Belediyesi halkla ilişkiler departmanı, basına güzel bir yerde düzensiz bir organizasyon düzenlemişti. Katılım sağladık. Sponsor olan bir işletmeci döşemişti pankartını ağaçtan ağaca ki hakkıydı, yerden göğe kadar haklıydı da bize nedendi? Silivri Belediyesi Basın danışmanı ve bizim için çok değerli olan Eren Ermiş ve Belediye başkanı Volkan Yılmaz’a olan saygımızdan az da olsa kalmıştık…Ya tam olur ya hiç olmaz! Hiç hoş ve etik değildi! Bu sadece bizim için geçerli değil. Biraz daha ince düşünülmesi lazım…! Biraz!

Örnek mi? Benim tasvip ettiğim sponsor anlayışım mı?

Aşağıda ismi geçen kurumların yaptıkları gibidir!

Moodys kafe mesela. İlçe genelinde yapılan tüm etkinliklerinde son 6/7 yıldır standını kurarak insanlara ücretsiz içecek dağıtıyor. Sahilde şarj üniteleri ve Wi-fi istasyonlarının sponsorluğunu yapıyor. Bu konularla ilgili sadece 1 defa haberi yapıldı.

Bayburtlu inşaatın Silivrispora, Milli Güreşçimiz İsmet Karabuluta, Gülle atmada Dünya Şampiyonu Volkan Yavuzaslan’a ve birçok kulüp ile sporcuya sponsor olduğunu biliyoruz. Peki hangi basın yayın kuruluşunda, kimin sosyal medya hesabında paylaşıldı bu? Kim biliyor?

Anlatmak istediğim bu dostlar… Bunlarda kurum. Bunlarda sponsor!

Bu arada şunun da altını çizeyim; ne Moodys’in yaptığı limonatadan içmişliğim vardır, ne de sahibini tanırım, sadece ismen bilirim, tıpkı Bayburtlu inşaatın sahibinin sadece ismini bildiğim gibi…!

Benim için önemli olan ilçemize kattıklarıdır! Yaptıklarıdır! Yapılan iyiliklerini bilmemiz yeterlidir! Bu bir çok şeyde böyle olmalıdır...

Fransız matematikçi, fizikçi ve düşünürdür olan Blaise Pascal bir sözü vardır;

Der ki;

“İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç söz etmeyin”

Atinalı ünlü politikacı Demosthenes’in de bir sözü vardır;

Der ki;

“Bir insana yapılan iyiliğin hatırlatılması, onu suçlamakla aynı şeydir”

Herkesin iyilik anlayışı farklı ve görecelidir katılıyorum. Ama incitilerek yapılan iyilik hakarettir!

Huzur evlerine gününde ziyaret edilir resim çekilir, sonra diğer yılın o haftasına kadar ziyaret edilmez!

İşte bu iyilik sayılmaz…

Her kişinin kıymeti, yaptığı iyiliğin şekliyle belli olurmuş…

Sevgiyle kalın…

YORUM EKLE

banner2833

banner2251