banner3088

Silivri’de yaşamak güzel mi?

Güzel bir haftadan herkese merhaba…

Silivri’de bu sene yapılan etkinlik ve festivalleri yekinen izledim gözlemledim ve değerlendirdim.

Şimdi buyurun hep birlikte birde benim gözümden kalemime yansıyanlara bakalım…

Börek festivaliyle start verilip karpuz festivaliyle son buldu. Bu süreçte Silivri halkı ve dışarıdan gelen akrabalar çok güzel eğlendiler festivaller boyunca ve evet Silivri’de yaşamak gerçekten güzel dediler…

Bende burada takdir edersiniz ki diyene değil dedirtene bakarım. Emeği geçen zamanını harcayan ve yorulup terleyen herkese teşekkürlerimi şahsım ve kurumum adına teşekkür ederim…

Muhtar’larla başlamak istiyorum, hepsi çok heyecanlıydı köylerinde ki etkinliklerde. O kadar güzel samimi doğal konuşma ve üsluplarla kendilerini ifade ettiler ki bir kez daha Ulu Önder Atatürk’ün dediği kanıtlandı sanki “Köylü milletin efendisidir “diye. Özellikle Kadıköy muhtarı Mehmet Yeniçiftlik sahneye çıkmasıyla zaten alkışları aldı. Köyde kaç kişiyle görüştüysek sevilen bir isim olduğunu gördük… Silivri Belediye Başkanı Sn. Özcan Işıklar’ dan dan bir isteği vardı, seneye Muazzez Ersoy’un gelmesini istemesi olaydı  JHep böyle insanlara yakın ve güzelliklere imza atmanız dileğiyle…Köyde yaşayan kadınlarla sohbetimde karpuzların çok ucuza alındığını sıklıkla ifade ettiler ve satışlardan fazla memnun olmadıklarını gördüm.Bunlar önemli detaylar , eksiği hep birlikte göğüslemeliyiz çünkü  şehirlerin köyleri yutmasına izin veremeyiz! Vermeyeceğiz de!

Sonra Silivri Belediye Güvenlik çalışanları çok güzel güvenliği sağlamaları da dikkatimden kaçmadı. Protokolde oturanlar sahneye karşı olduğundan arada ki boşluk epey vardı, dolayısıyla çocukların bazıları sahne önüne geçme istemeleri onlar tarafından engellendi. Elbette protokolde oturanların ve sahnede olanların rahatsız olmamaları kalabalık yapmamaları, hay hay birkaç sorum olacak; Peki, onların çocukları yok mu? Peki, onların orada oturmaları onların aileleri sayesinde olabilir mi? Peki sahneye çıkanların amaçları kimi eğlendirmekti? Hep derim ve yine tekrarlıyorum; çok fazla abartıyoruz bazı şeyleri çok! Hepsi kibarca uzaklaştırdılar çocukları eyvallah, mesela bir kadın güvenlik var Belediyemizde çalışan, siyah küt saçlı çok güzel bir kadın ve çok yakışıyor ona bu görev, duruşuyla çok güzel temsil etmekte, tanımıyorum kendisini ama buradan selam olsun ona ve diğer arkadaşlara, işlerine ve onlara saygılar amma velâkin adı üstünde “çocuk”.

Ve yapılan tüm eğlenceler bir çocuğun küsmesine değişilemez ve bir çocuğun küsmesine asla değmez…

Biz pamuk şekeri alarak o çocuğun küskünlüğü aldık, dikkat edin tek bir pamuk şekeri!

Ricam ve isteğim; lütfen her tür etkinliklerde yerleşim alanlarını kimsenin küsmeyeceği şeklinde yapılsın! Çocukların küsmesi insanlığın yara ile büyümesi demektir! Bir daha gitmek istememesidir!

Çocuktur küser unutulur denmesin! Ulu Önder Atatürk’ün bile bir çocuk için toplantıyı ertelediyse biz kimiz ki onları küstüreceğiz?

Diğer dikkatimi çeken isim Belediye Başkanı Sayın Özcan Işıklar’ idi. Her köyde tarımın önemini anlatması, çifçinin kendi üretimine devam etmelerinin istemesi. Dışarıdan gelen ve gen etiyle oynanmış tohumları asla kullanmamalının altını çizmesi ve en can alıcı sözler şunlardı; “ İsrail’den tohum tedarikçi firmayla kanser ilacını üreten firmanın aynı olması bir tesadüf mü dür” demesiydi. Fazlasıyla katılıyorum! Bakın burada çok fazla önem taşıyan ve dikkat edilmesi bir noktadır bu. Lütfen bunlar dikkate alınsın…!

Dahası Türkiye’de bir Belediye’nin yaptığı “ilk” Tarım lisesinin 2017/2018 yılında eğitime açılacağını söylemesi çok gurur vericiydi. Bana “ağaç yaşken eğilir” Atasözünü anımsattı. Geleceğimizin güzel olması için çocuklarımız bilgili, bilime yakın, aydın, çalışkan, emeğin ne olduğunu bilen, alın teriyle kazanmalarıyla olacaktır! Üniversite okuyor çocuklarımız ama patatesin ağaçta yetiştiğini söylüyorlar nasıl olacak? Çocukları köye yollamalıyız, bir gün sabahtan akşama kadar köylüyle günü bitirmesine izin vermeliyiz. Fırınlara gitmeliler ekmeğin sofraya ne kadar emek sonrası geldiğini görmeliler. Türkiye’de günde 6 milyon yılda 2.1milyar ekmeğin israf ediliyor. Neden? Çünkü kıymet bilinmiyor, kıymet verilen emek çöpe atılmaz arkadaşlar. Sabah saat 5’te kalkıp fırının başına geçen ekmeği çöpe atabilir mi? Her şeyin önlerine hazır sunulması kıymetin değerin bitmesi kaçınılmazdır! Tarımı seven köylüye saygıyla bakan ve onlara yardım eden gençler yetiştirmeliyiz! Üniversite bitirdi deyip masa başı işi aramak yerine bunları öğretmeliyiz. Çok çabuk unuttu kadınlarımız leğende yıkadıkları çocuklarını ki, sabahları iş yerlerinde “gün Latte’ ile başlamazsa olmuyormuş” diye paylaşımlar yapmaktalar gururla birde, vayy sonradan gören gözlerinizden öptüklerim…

Sunumu yapan genç arkadaşımız Koray Kurt, çok vakıf gerçekten ve çok profesyonel çalışıyor. Sahnede ki duruşu üslubu sunumu gerçekten perfekt. Ben insanın yapısını yaptığı işinden anlarım. Çünkü karakterin işe yansıması kaçınılmazdır arkadaşlar... Boşuna denmez” iş insanın aynasıdır “diye. Ülkemizde genelde işe göre insan değil, insana göre iş uyarlanıyor! Demek ki oluyormuş hatta çok güzel duruyormuş “işe göre insan yetiştirmek ” örnekte olduğu gibi.“Başarıları daim olsun bu genç kardeşimizin…

Son olarak da Melis Avcı için düşüncelerimi paylaşayım…

Öncelikle çok saygılı bir kardeşimiz. Her geleni karşılar hatırını sorar oturacağı yere kadar eşlik eder ve uğurlar, çok fazla sabırlı biri, çünkü bütün bunları hep güler yüzle yapıyor. Aman canım ne olacak sanki diyebilirsiniz, evet ne olacak sanki değil mi ya? Sonuçta Belediyeye atmış ayağı, daha ne isteyecek değil mi ama? Tabi ki öyle, çoğumuzun birkaç kişilik ofiste, oturduğumuz yerden iki üç kişiyle bile anlaşamadığımız ve birbirimizi gün boyunca har har yediğimizi göz önünde bulundurursak, onun yüzlerce kişiyle uğraşması ne ki, değil mi?

Japonya’nın en ünlü çay ustası Sen no Rikyu’ya, bir öğrencisi çay seremonisinin inceliklerini sormuş. Büyük usta: “Ateşi yakarsın, suyu kaynatır, çayı karıştırırsın “deyince öğrenci,”Ama usta bu çok basit bir iş “diye yakınmış. Rikyu,”Öyle mi diyorsun? Sen bunu, her seferinde hakkını vererek aynı disiplinle yap, ben senin öğrencin olayım” demiş. Bilgiliğe ve inceliğe bakın! Maalesef, bizim toplumumuzda disiplin hiç de bu şekilde yani yaptığın iş ne olursa olsun her seferinde, yüksek bir özenle yapmak olarak anlaşılmadığı gibi yapanlar da basitçe algılanıyor. Program boyunca hiç oturmaması işine olan saygısıdır bu bir disiplindir. Benim sinirimi en fazla zıplatan şey disiplinsizliktir, maalesef ki Ülkemizde de ondan geçilmiyor! Takibini kontrolü altında olması, takdire şayandı. Bravo!

Tüm emeği geçen herkese bir daha teşekkürler… İnsanlarımız çok güzel eğlendiler yaz boyunca.

Benim bir iletim olacak Silivri Belediyesi ve görevlilerine; !

Seneye biraz daha farklı şeyler yapmanız. O da biraz doğa ve hayvanlarla iç içe olması, eski oyunların çimenlik alanda oynanması gençlerin  ve çocukların ebeveynlerin oynadıkları oyunlarını görmeli, hatta kıyafetler bile o yıllara ait olmaları gerekiyor diye düşünüyorum… Ve yapılan yarışmalarda elektronik aletler değil güzel hayvanlar hediye verilsin, bir şartla sadece ödül olarak sonra sahiplerine teslim edilsinler. Hayvanlar eğlence için alınıp sokaklara aç susuz bırakılmamalı asla! Gibi gibi, çünkü bu beton yığını çok boğdu gerçekten bizi, çimenlik alanlar çok daha iyi olur ferah geniş ve doğayla iç içe… Biraz da özümüze ruhumuza hitap edelim derim!

Her şeyin suni yapay ve duygusuz yaşadığımız şu çağda, güzel şeyler de olmakta, yeter ki güzel bakmayı bilelim… Güzel bakan göz güzel görür der ya Sayın Özcan Işıklar gerçekten öyle…

Silivri’de yaşamak güzel mi? Evet ben çok seviyorum ve yaşamak çok güzel diyorum!

Haftaya görüşmek üzere Sevdiklerinizi Severek Sevgiyle kalın…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Serdar
Serdar - 3 yıl Önce

Bu yaz Sosyal ve kültürel faaliyetler gayet iyi oldu. Çocuklar için yaz spor okulları da başarılıydı.Diger taraftan silivri merkez de sokaklar tozdan pislikten geçilmiyordu.Dere etrafındaki bitmeyen çalışmalar tamamen görüntü
kirliliği.Kalepark gibi yerin kıymeti bilinmiyor, bakımsızlık hat safhada.Burasi konumuyla ve tarihiyle bir cazibe merkezi olabilirdi.Şimdilik Yalnizca sahil beklentiyi karşılıyor.
Sonuç olarak, Silivri halkı için güzel adımlar var fakat bu nadide ilçe
hakettiği değere henüz ulaşmış değil.

banner3205

banner3153

banner3212

banner3196