banner3088

Size Kim Bakacak?

Bu haftaki tartışmamız sözel şiddet gören kadın ve erkeklerdir dostlar… Yüreğini masaya koymak şartıyla… Buyurun tartışmaya!

Kadınlar her zaman baş tacımızdır, benim savaşım hep onların eğitimli, öz güvenli ve özgür olmaları içindir. Okuyucularım iyi bilir amma velâkin eğri oturup doğru konuşmak gerekir…

21. yüzyılda hala şiddet gören birçok kadın var. Aile içi şiddet denildiği zaman, kadının yediği dayak düşünülüyor. Oysaki şiddet sadece fiziksel örselenme ile değil, sözel ve duygusal şiddet olarak da ciddi anlamda karşımızda. Yüksek sesle bağırmak, iğneleyici sözler söylemek, yani kendini kötü hissettiren laf ve cümleleri kullanmak sözel şiddet olarak tanımlanıyor. Kadının özgüvenini yerle bir eden bir saldırı yöntemidir bu bana göre.

Şimdi dostlar, normal insan ilişkileri farklı, kadın erkek ilişkileri farklıdır. Bir kere bunu ayırt etmek gerekir. Her evlilikte veya birliktelikte tartışmalar olur, olacaktır da, iki ayrı karakter bir araya geliyor bu çok normal. Ancak tartışmanın bir haddi, sınırı ve ölçüsü olmalıdır. Bu bağırma, iğneleme, hakaret boyutuna vardığı zaman sözel şiddettir.

 Unutulmamalıdır ki karşınızdaki eşiniz yani hayat arkadaşınızdır, bu iki kere dikkat iki kere saygı iki kere düşünmek demektir. Dışarıda bir kadın sizden çakmağı istediğinde iklim büklüm olup “buyurun hanımefendi diyen çomar” evdeki hayat arkadaşı istediğinde yüksek sesle “alsana orada işte” diyebiliyor. Heyyt bee yiğit o yiğit (Amazon kertenkelesi seni)

Yarın bir ayağın çukura düştüğünde sana o bakacak ya, hatırlatırım! Bedenin sağlamken dilin sertken, kuyruğun havadayken, artistlik yapmak kolaydır elbette ki. Gel gelelim her şeyin bir sonu, bir bitişi var o zaman ne yapacaksınız? Çocukların sayısını geç, onların hepsi ayrı bir birey ve hayatlarını kuracaklar. Sen kalacaksın yine yola çıktığın kişiyle, yazın bunu bir kenara…

Sen öldüğünde arkandan mezara demir çit mi yapılsın istersin yoksa çiçeklerden bir çit mi? O zaman ona göre yaşayıp yaşatacaksın! Her türlü şiddet kontrol amaçlıdır ve ego tatminidir arkadaşlar. Ne yazık ki insanın eğitim düzeyi, sosyal statüsü, ekonomik seviyesi daha başka etmenler bu tipteki davranışları önlemeye yetmiyor. (Zira bir profesörün de kadını tanınmaz hale getirdiğini, din adamının çocuğa tacizini, çobanın eşine olan saygısını, çiftçi dedenin Hatice’sine olan düşkünlüğünü de gördük.) Sağlıklı bir ilişkide ne fiziksel, ne de sözel şiddetin yeri olmamalıdır, bozukluk varsa sesi yükseltmek yerine çözüm üretilmelidir…

Ekonomik gücünü ele alan kadınlarımıza da bir şeyler oldu, eşlere kafa tutmaya başladılar…

Eskiden “Çalışamıyorum Ece bot alıyor ama çalışıyor, Elif perdelerini yeniledi çünkü çalışıyor” diye adamın başını yediler. Şimdi çalışıyorlar, “Onun kocası şöyle diğerinin kocası böyle” diyorlar.

E ne öyle ne böyle, ne yapmak lazım peki size? Bakın ekonomik özgürlük eşe ve aileye olan katkıdır, bunu kendinize yontmayın lütfen. Çalışıyorum alacağım tabii ki de deyip dikte yapmak doğru değildir. Allah aşkına marka giyince dünya ünlüsü mü olacağız yoksa hayatımız mı değişecek? Soruyorum! Marka, moda bunlar fasarya; giyin kendinize yakışanı

-Eşim izin vermiyor

-Neden?

-Kıskanıyor.

Bak sen. Sana yakıştırmadığı için olabilir mi o? Giyerseniz o koca popolara leopar desenli taytı bırak kıskanmayı sokağa çıkartmamalı bence, be arkadaş leopara da mı saygınız yok? Sıska kadın bol çuval gibi etek giyiyor, neymiş moda. Bre hayalet uçar gibi yürüyor yolda, aklım çıktı dün akşam iş çıkışı, yemişim modasını. Her şey dozunda olunca güzel,  kendimize güzel duranı seçmeliyiz çünkü bir kadın her halinle güzeldir. Zorla çirkinleştiriyoruz kendimizi… Sonra erkeklere kızıyoruz davranışlardan dolayı. İnsan gibi giyme diyorsa dinlenecek, bu her iki taraf için de geçerli. Çözüm üretilecek ki sözel şiddete dönüşmesin. Dolayısıyla bu ekonomik özgürlük değildir kadınlar, bu elinizde bir güç var gibi algılayıp hesapsızca bu gücü harcamaktır! Çalışıyorum diye ev değiştirilip kredi mi çekilir, işten çıkarılınca da kalır gene kocaya. Yapmayın bunu onlara! Bu insanların omuzları zaten ağır, bir de biz yüklenmeyelim. Kozmetik ürünlerimiz bitmeden tekrar almayalım ben çalışıyorum alabilirim diyenler, bu bu değil işte bu israf, emeğine yazık inanın bana…

Bir çalışan kadın eşinin yanında dimdik, omuz omuza, el ele birlikte göğüslemeli zorlukları, çocukların eğitim ihtiyaçlarını, evin faturaları vs. ki bir kadın en fazla eğitim için harcama yapmalıdır kanımca! Kaliteli bir birliktelik bunu gerektir. Diğeri kusura bakın ama şımarıklığa giriyor… Yapılmıyor demiyorum, yapılmalı diyorum! Etik olan budur diyorum ve hepinize sevgilerimi iletiyor güzel bir hafta sonu diyorum…

Şimdi ben çalışıyorum diye her hafta sonu piknik planı yapmayalım lütfen J J Şaka şaka. Eşleriniz papatyalardan taç yapsın isterim size… Her kadın bir bahçedir çünkü. Her erkek de o bahçenin en güzel köşesinin sahibi…

Sevgiyle ,yüzünüzde tebessümle, gülerek kalın…

YORUM EKLE

banner3205

banner3211

banner3152

banner3196