banner3088

Sokak okulu!.................

Sizlere bugün literatürleri sarsacak bir konudan bahsetmek istiyorum. Farklı bir eğitim alanından, farklı ve etkili bir eğitimden ve eğitim kurumundan. “SOKAK OKULU” asla sınıfta kalma şansı bırakmayan bir okul, birebir etkili ve cazip. Kimsenin sizi zorlamadığı ve asla başarısızlığınızı değerlendirmeyen, başarınızı da alkışlamayan, bir okul sokak okulu. Orada size kızan ve uyaran bir tek kişi yok orada sizi uyaran birçok kişi var ve dilerseniz siz de eğitimcisiniz bu kurumda. Uyarılan ve uyarıcı olmak bence en güzel eğitim biçimi. En azından bir dikta rejimi şeklinde olmaktan çıkıyor eğitim, zaman değişti üstelik önceden gençlerin elinde imkânlar yoktu, şimdi Internet denen muhteşem bilgi bankası var. Artık eğitim, öğretim almak isteyen herkes bunu başarabilecek, böylece diploma sadece duvara asılan bir bröve olmaktan çıkacak. Bütün bilgilerimiz bizim bilgi bankamızda olacak, ne güzel değil mi? Bence bu okula kendiliğinden kayıt olmuş çocuklarımız ile de tanışmalı, onların deneyimlerinden faydalanırken, tıkandıkları noktalarda da onlara yardımcı olmalıyız.

Bu okulları bence her şehirde örgütlemeli ve ilk öğreticileri de tecrübeli olan çocuklardan seçmeliyiz. Şayet çok temkinli şüpheci iseniz kolay, önce normal okullarda sokak koçları sınıfı kurarak çocuklara sokakta yalnız olmanın zorluklarından kendi itirafları ile eğitim verdirmeliyiz. Sonuç olarak da eğitimcilerin katılımı ile onları dinlemeliyiz. Bu okulda başarılı eğitim veren ve başarılı çocuklara ödüller vermeliyiz. Yılsonunda da bu etkinliğin başarısını kutlamalıyız. Böylece sokak okullarını çoğaltmalı, çocuklarımıza yaka kokardı takarak onların sahipsiz olmadıklarını artık biz de sokaktayız izlenimini halka hissettirmeliyiz. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız kamu oyu oluşturamadığımız çalışmalar başarısız olmaya mahkûmdur, kamuoyu oluşturmanın yolu da başlangıçta olayın içine katacağımız gösteri grubu ile mümkündür. Bugün televizyonda ilk defa başlayan bir yarışma programı izledim, programın yarışmacıları sanırım tiyatro grubunun öğrencileriydi. Yarışma emitasyondu, fakat benim kişisel eleştirim halkı tam temsil edemediler ve bazı medyatik tipleri taklit ettiler. Bu eleştiri de tabi şuan gereksiz, sanırım anlatabildim. Önce taklit!

Biz Türk toplumu olarak pek okullara ve dolayısı ile evlere alıştırılamadık. Eğitim ve öğretim genelde sokaklarda oldu, bu sebeple de, eğer kişilerin dikkatini çeker ve olayı kabul ettirirsek işte o zaman her kapalı alana girer insanımız. Kahveler neden hep doludur, çünkü bir sosyal alan olmuştur insanımız için, sigara yasağının çıkmasına sevinir oldum, hem sağlık açısından hem de insanımızın sokaklara taşması açısından. Bakıyorum sokakta oturum alanları oluştu ve artık daha rahat bedenler, oturuşlar konuşmalar daha dikkatli, medeniyet geldi hoş geldi. Aklın yolu bir; Atatürk boşuna kara tahta üzerinde ilk alfabeyi gösterirken halkı toplamış ve onların huzurunda bir öğrenciye göstermiş, aslında biz yıllarca biz o fotoğraflara hep yanlış baktık felsefi ve düşünsel yanını hiç hesaba katmadık.

Neden bütün fotoğraflarda ve ilk adımlarda şıklık ve şov yapılmakta. Çünkü o Türk Halkının Baş Öğretmeni. Bizler de bir adım atacak isek ve bu adımda kamuoyu bekliyor isek kapalı kapılar ardında, yemekli toplantılarda atmamalıyız bu adımları. Yıllarca hep elit kesim toplanıp, elit bir ortamda bilmedikleri bir kitleyi eğitebilmeyi konuştu. Nasıl onlar, sizlerin vaktini harcıyor, haklarınıza kast ediyorsa. Sizler de onları tanımadan, nasıl yapalım diye onlara sormadan, ahkam kestik. Bu sebeple de onlara fayda sağlayacağımıza içlerinde kin biriktirmelerine sebep olduk. Aslında meselenin özü bu, aramıza katmadan uzaktan kumanda ile olmaz, elektriğin kesilebileceğini daima düşünmeliyiz. Nasıl çocuğunuzu büyütürken her ihtimali düşünmekteyseniz, projeler de aynen öyledir. Bir çocuk gibi özenli, yetemediğiniz durumda yardım alarak ilerlemelisiniz. Aksi taktirde sadece yemeklerinizde malzeme olur düşünceleriniz. Büyümez, büyütemezsiniz!

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3211

banner2250

banner3196