banner3088

Ülkemizde En Geçerli İş Yöneticilik!

Herhangi bir okulu ve diploması olmayan bu yöneticilik işi aslında en erdemli misyondur. Evde evin reisi ile başlayan, okulda müdür ile devam eden, 3. Dünya ülkelerinde erkeklere paye verilmiş olan bu eylem; günümüzde “para” ya misyonunu kaptırmış bir meslektir. Bezan dilimize yerkeşmiş olan “gemisini kurtaran kaptan, kimin arabasına binerse onun yönüne gitmek..vs.gibi” terimlerle renklenen bu kelime. Minimalize edildiğinde iş yerinde şef,müdür,en son nokta PATRON ile doruk yapmaktadır. Bazen bu kavramlar kargaşa yaratsa da aslolan düzeyi tutturmak olmalıdır.

“Düzey” nedir? Başarıya giden yoldur? Başarı nedir sonuçtur? Aslında sonuç ve başarı da topluma ve kişiye göre değişim gösterir. Neden bunca felsefe yazıya başlar başlamaz derseniz? Aslında işin aslı “ticarettir” din ve siyaset de üzgünüm ama bu ticaretin bir parçasıdır. Şayet yaradana inanç bu kadar kuvvetli iken onun bütün günleri ve bütün yarattıkları kıymetli olmalıdır.

                Yeni bir açılımı sizlerle paylaşmak adına bu satırlara girmiş bulunuyorum. Madem yaradan dünyamızın her noktasına ve her toplumuna hükmediyor! Peki o zaman tüm tüm kullarını seviyor ve onlara erdemli olmalarını buyuruyor. İşin önemi inanmakta ve doğru davranmakta kilitleniyor.Kendi dünyamda ve felsefemde ben bir akım üzerinde yoğunlaştım ve bu akımı sizlerle paylaşmayıgörev adlettim. Yaradan doğru davranmayı, kul hakkına girmemeyi ve canlılara eziyet etmemeyi emrediyor. Onun bizim dualarımıza ihtiyacı yok, bence dua ve tapınma insanoğlunun kendini rahatlatmak için yaptığı eylemden başka birşey değil. Yaradanın buna asla ihtiyacı yok. Cennetin anahtarı da yapılan iyiliklerdir, edilen dualar değil. İyiliğin de ne siyaseti vardır, ne de şovu ve cinsiyeti. Mazlum, çaresiz,sessiz tüm bireyler öncelik sırasının başını çekmektedir.

                Bunun en önünde tuttuğum bireyler engelliler, bebekler, bitkiler tabiat gelmektedir. Fakat tabiat gecikmeli de olsa doğal afetlerle öcünü alır insanoğlundan, bu sebeple gereksiz tüketim ve aşırı sanayileşme gün gelecek dünyadan bunun hesabını soracaktır.Nasıl buzullar eriyor, sel, toprak kayması ve kanser gibi hastalıklar dengeyi sağlıyorsa bu gidişe dur denecektir böylelikle. Güümüzde sonuç olarak bakıldığında “BİLİM” en önemli ve en kaçınılmaz çıkarım olmalıdır. Çocuklarımıza öğretmediğimiz ve öğretmekten aciz olduğumuz tek çıkarım bilimdir. Bilimsel olan tüm yaklaşımlar bizi başarıya ve gerçek mutluluğa götüren yaradana kavuşturan tek yaklaşımdır. Bu çerçeveden bakıldığında dünyayı yaratan bu güce bu döngüdeki harika ritme bizi inandırması gereken tek gerçek ve tek kabulleniştir “yaradan”

Onun ne bizim dualarımıza ne de ibadetlerimize ihtiyacı vardır. Bunu yapmak sadece insanoğlunun “bana torpil yap” demesinden başka birşey değildir. Eğer sadece yalın olarak çıplak halimizle onun karşısına çıkacak erdemi yakalamak istiyorsak bu ruh halini tüm hayatımıza taşımamız gerekmektedir.  Şayet yaradılışın en büyük yöneticisi yaradanımıza

en anlamlı teşekkürü göstermek istiyorsak dünyevi hırslarımızdan arınarak onun huzuruna geçip sadec teşekkürlerimizi dile getirmeliyiz. Kendi dilimiz ve kendi kalbimizle. Bütün alemlerin yaratıcısı olan  bu büyük varlığa ve “en büyük yöneticiye” kendi varlığımız ve kendi özümüzle yönelmeliyiz. O her kula sen yeter ki doğruyu bul emretmiştir. Kadir geceniz kutlu olsun!

 

                                                                                                                       “yaradanist”

 

 

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3549

banner3211