banner3088

Vay Be Ne günlere Kaldık

Vay Be Ne günlere Kaldık

Vay be, rahmetli Adnan Menderes demokrasi kahramanıymış ama ne hikmetse ne ben, ne de benim gibi sosyal demokratlar görememiş. Biz onu hep demokrasinin tekerleğine çomak sokan biri olarak görmüştük. Hele Sayın Kılıçdaroğlu’nun onun kabrini ziyareti yok mu? Oğlu ve damadı, Adnan Menderes döneminde yıllarca cezaevlerinde yatan İsmet İnönü’nün mutlaka kemikleri sızlamıştır.

Çok demokrat olan demokrat partililer iktidara gelir gelmez ilk işleri İsmet İnönü’nün büyük oğlu Ömer İnönü’yü bir iftira ile yıllarca cezaevinde yatmasını sağlamak olmuştu. Ünlü Kayalıbay olayı. Biri rahmetli Kayalıbay’a kaldırımda durduğu sırada çarpmış, bu olayı Ömer İnönü’nün üzerine yıkmışlardı. Yıllar sonra gerçek anlaşılmış ve Ömer İnönü beraat etmişti. Ya pulyamzedeler için ne demeli? Bu kişinin Amerika’da bir dergide yayınlanmış olan yazısını gazetelerinin sütunlarına aktaranlar Marmara çırası gibi yanmışlardı. İlginçtir. Bu davadan beraat eden yalnızca üç gazete vardı. Cumhuriyet, Ulus ve Demokrat İzmir gazeteleri Profesör Muammer Aksoy sayesinde ceza almaktan kurtulmuşlardı. Demokrat Parti yöneticileri bu kişinin yazısına yayın yasağı koymuştu. Profesör Muammer Aksoy’un bu üç gazetenin aktarmış oldukları yazıya koydurduğu not bu üç gazeteyi ceza almaktan kurtarmıştı. Aktarılan yazıda şöyle bir not vardı. Bu yazı Amerika’ da yayınlanmakta olan bir dergiden iktibas edilmiştir. Çok demokratlar yazıya yayın yasağı koyarlarken iktibas(alıntı) edilmesine yasak koymayı düşünememişlerdi.

Demokrat Partinin ünlü gazeteci milletvekilini, gazetecileri dövme hastası Sezai Akdağ’ı anımsayan var mı bilemem? Milet vekilliği görevini yapmaktansa meslektaşlarını dövmeyi yeğleyen bu çok demokrat kişi Naci Sadullah Danış’ın bir yazısına tekzip göndermişti. Naci Sadullah gönderdiği yazıya bir yanıt yazmıştı. Ne hikmetse Sezai Akdağ bu yanıttan sonra bir daha Naci Sadullah Danış’ın hiçbir yazısına tekzip göndermemişti.

Ulusal Kurtuluş Savaşımızın iki numaralı kahramanı İsmet İnönü’yü Eskihisar’da taşlatanlar kimlerdi? Ya Topkapı’da İsmet İnönü’yü öldürmek isteyenler kimlerdi? Eğer Emniyet Müdürü Eyüboğlu, silahını çekip o güruhu dağıtmasaydı, İnönü o gün orada mutlaka öldürülmüş olacaktı.

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının bıraktığı borçsuz ve ağzına kadar dolu bir hazineyi, tonlarca altını ve büyük bir dış itibarı Demokrat Parti yöneticileri bir miras yedi hovardalığıyla beş yılda tüketmişti. Döviz yokluğundan ithalat yapamayacak bir duruma düştüklerinde kara borsa almış başını gidiyordu. Karaborsayı önlemek için Milli Korunma kanunu çıkarmak zorunda kalmışlardı. Halkın dilinde bu kanun milli kurutma kanunuydu. O kanun yüzünden nice küçük esnaf yıllarca ceza evlerinde yatmışlardı.

Demokrat Parti yöneticileri yokluk ve yoksullukla baş edemeyince oy kaybettiğini halkın gözünden kaçırmak için devlet radyosunda sabahtan gece yarınsa kadar vatan cephesine iltihak edenler diye hayali isimler yayınlatmışlardı. Vatan cephesine katılanların sayısı ülke nüfusunun üç katını aşmıştı.

Demokrat Parti yöneticileri ipin ucunu iyiden iyiye kaçırmışlardı. Adnan Menderes devletin radyosunda muhalefeti sindirmek için gerekirse idam sehpaları kurarız demekte hiçbir sakınca görmemişti. İnönü’nün bu sözlere yanıtı çok sert olmuştu. İdam sehpaları kurulabilir ama hangi tarafa çalışacağı kestirilemez demişti. Nitekim de öyle oldu. Muhalefeti susturmak için idam sehpaları kurmaktan söz eden Menderes kurmayı düşündüğü idam sehpalarının birinde can vermişti. Demokrat Partiyi yönetenlerinin demokratlığı!!!!!! Hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki koca bir kitap olur.

Özcan Nevres

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3211

banner3153

banner3196