banner3088

Ve Zaman Donar O An

Hangi aradığını buldun, hangi hayalin gerçek oldu, hangi dağ fare doğurdu, hangi gönül yalnız kaldı, hangi şehir sensiz neşe buldu, hangi yıldız karanlık gecenin pusulası oldu. Hangi aşk maşukunu buldu. Ben bende yalnızlığı yaşadığımda. Sen bu karanlık ömrümün içine bir sevinç ışığı gibi, gönlümün nuru gibi, kurumaya yüz tutan ekinlere can veren bir nisan yağmuru gibi birden bire geldin…


Umutlarınla başladığın yolculuğa, hayatın içindeki renklerle can suyu olan düşlere beden olmuşsan eğer, yalnız kaldığın anlarda bir sen olacak senden içeri. Ancak sen anlayacaksın. İlkbaharda çiçekken dalında, olgunlaşıp meyven olacak umutların. Her mevsimin bütün farklılıklarını yaşayacaksın gönül bahçende. Sadece sen bakacaksın, sen göreceksin. Senden başkası elini uzatmayacak uzatamayacak; sevgin coşturacak büyütecek, coşkuya dönecek. İçine sığmayacak, sığdıramayacaksın. Ağır gelecek bedenine zorlanacaksın. Örseleneceksin ama örselemeyeceksin. Sevgin koruyacak, kollayacak ve yaşatacaksın; nefesinle büyüteceksin. Tükenmişliklerin içinde filizlenip umut olacaksın, çünkü sen hamisin, settarsın. Sen olacak sende. Yüreğinde büyüteceksin, letafetle, ferasetle sevgiyle, kırmadan incitmeden. Gün gelecek ruhunla besleyip büyüteceksin, gelişecek sığmayacak bedene. Seni senden alacak, aşacak afakını. Senin dışında bir sen olacak. Uğruna ne varsa yakıp, yıkacağın, köprüleri atacağın; içinde sıcaklığı volkan olan sevdan hiç eksilmeyecek. Ve o her şey olacak, hayata tutunabildiğin her şey… Gün gelecek diline pelesenk olmuş şarkının güftesi gibi... Nakaratları dönecek beyninde. Hüzün meltemleri esintisi yine kuşatacak benliğini ve orta yerinde öylece kalakalacaksın, zaman donacak.  Gönlüne payanda olacak, düşünde terennüm ettiğin son aşk mısraları. Seni sana taşıyan aşk pınarlarının akışında gönül sesinin götürdüğü yere gideceksin, sormadan sorgulamadan. Gitmem diyemeyeceksin. Sana sen olan can paren cananını bulmuşsa eğer, canın cananda vuslata erecek. En hafif esintide kurumuş dalından düşmeyi bekleyen hazan yaprağı gibi düşeceksin toprağa. Buluşmak toprakla, yeni bir bedende can olmak, can bulmak yeni bir hayat olmak için. Anılarında kalacak kadim hikâyelerin. Bedenine hükmedecek müşfik elleri. Yeni bir günün güneşi olacak...  Ve içini ısıtıp, aydınlandığında yaşayacaksın o yanındaymış gibi...

Gönlümüzdeki duyguları besleyen tek şey aşk'tır, aşk ile beslenmeyen gönül kuraktır, çöldür. " İşitin ey yarenler aşk bir güneşe benzer, aşkın olmayan gönül misali taşa benzer. Taş yürekte ne biter, dilinde ağu tüter." (Yunus Emre)

Onun Gülüşü gül olur, gülüşüyle gülistana döner gönül. Asıldıysa yüzü eğer kaybolursun karanlık dehlizlerinde düşlerinin, yıldızsız gecede yolunu kaybeder, duygularının varlığını hissedemezsin. Her şeye rağmen, şartlar ne olursa olsun hiç bir karşılığı olmadan ona verebildiğin verdiğin yegâne şey sevgindir.

Gönül atmosferinde meteor yağmurudur, sevgiyle beslenen duygularımız. İçinde hissettiğin her ne varsa orda şekillenir ve hayat bulur, can olur. Her gece onun varlığını ararsın yanıbaşında, soluduğun nefesinde…  Kırmadan, kırılmadan; incinmeden, incitmeden; öfkeyle değil sükûnetle sevgiyle… İnatlaşmadan, dayatmadan paylaşarak yaşamak.. Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar mutluluğun şahikasındadırlar.

Günün ilk saatlerinde gününü aydınlatan şemstir, karanlığı yırtarcasına şaha kalkar, içinde ummadığın fırtınalar kopar, sığınacak dingin bir liman olur, Allah'a emanet ol dersin. Bu bir veda değil, tekrar en kısa zamanda görüşebilmenin umududur.

Giderken el sallamayacağım arkandan, bir daha görüşme ümidini yitirenler içindir gidenin arkasından el sallamak. Bir vedadır gidenin arkasından el sallamak. Halbuki devam eden hayatta, bir daha, en kısa zamanda görüşebilmek umudu canlı kalacak içimde; bu yüzden, her sabah olduğu gibi Allah'a emanet ol diyeceğim arkandan.

Ummanda sevda rüzgârları dolduracak gönül teknesinin yelkenlerini, yolunu arayacaksın yıldızlar arasında. Artık sende yalnız değilsin bu galakside, cananının yanında. Işığı hiç solmayan samanyolun olacak, gönül yoldaşın. Gözüm arkada kalmayacak nasılsın diye.

Duygu selin nehir olup akacak, gönül ummanına, coştukça coşacak. Ve her şeye alışıp, kanıksadığımız gibi... Her gün kaldığımız yerden devam edecek birlikteymişçesine.

Savruluşları var hayatın, bilinmeyene... Mevsimler gibi yaşanıp giden.  Her devresinde farklı sınanışları, farklı algıları var... Kalbi sınanır insanın. Kimi zaman iç dürtüleriyle sınanır, kimi zaman vicdanı, kimi zaman çevre kuşatması sınar insanı... Zorluklarla karşılaşır insan... Kimi zaman yengi, kimi zaman utku, tıkanır zaman zaman. Göz gözü görmez bir anaforun içine düşer. Daralır, bunalır, bir tek adım daha atacak kudretinin kalmadığını hisseder. Sanki ayağının altındaki toprak kaymakta, ellerinin arasından kayıp gitmektedir. Gitmekse eğer... Sanki dizinin bağları çözülmektedir. İçselleştirdiklerin dermansızlaştırır. Sanki sıkışmaktadır kalbin... Yüreğinde hissettiğin duyguların coşkuya döner ve zaman donmuştur o an...

İşte o zaman, O'nu hatırlar, O'na sığınabilir, O'na yönelebilirse...

YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3552

banner3212