banner3088

Yağma Hasan’ın Böreği


Aylardır saf insanlara ilaç diye yutturulan ne olduğu belirsiz ürünlerle birlikte bal reklamları da yapılmaktadır. Eczacılar Birliğinin başvurusuyla Mustafa Eraslan’ın pazarlamakta olduğu PANAKS adlı ürün toplatıldı. Toplatıldı da ne oldu? Az izlenen televizyon kanallarında halen toplatılmış olan ürünün reklamı yine Mustafa Eraslan’ın tanıtımıyla sürdürülmektedir. Daha fazla izlenilen televizyon kanallarında ise aynı kişi başka bir ürünün tanıtımını ve reklamını yapmaya devam etmektedir. Konu ile ilgili makamların halen harekete geçmemelerine akıl erdirmek olası değil. Bir ülke ki halkın temel gıdası olan ekmeği bile denetleyemiyorsa vay o ülke insanların haline. Cumartesi ve Pazar günü Gaziosmanpaşa Küçükköy’deydim. Yılbaşını eşim ve baldızlarımla geçirmek için gitmiştim. Sabah bakkaldan iki ekmek aldım. Ekmekler özlemekte olduğum ekmek gibi kokuyordu. Buna rağmen iki ekmeğin bedeli tam bir liraydı. Nasıl oluyor da o çıtır, çıtır ve mis gibi kokan ekmeğin fiyatı elli kuruş olabiliyordu. Üzerinde durmak istediğim fiyatından ziyade ekmekteki kalitedir. Ne yazık ki Silivri’de o kalitede ekmek bulma şansımız hiç yok. Bu durumda halkın temel gıdası olan ekmek için belediyenin gerekli denetimleri yapması gerekmez mi? Silivri’de altıncı yılımı doldurdum. Bu güne kadar belediyenin fırınları denetlediğine dair ne bir haber okudum ve ne de bir duyum aldım. Gerçi beni ekmek konusu hiç ilgilendirmiyor. Zira en az sekiz yıldan beri ekmeğimizi kendimiz yapıyoruz. Ekmek makinesine yağ, süt, un, tuz, şeker ve maya koyduğumda makinenin başlat düğmesine basıyorum. Tam üç saat sonra oldukça kaliteli ve sağlıklı ekmeğimi makineden çıkarıyorum. Ekmeğime yapım aşamasında el değmediği için de oldukça sağlığa uygun olarak pişiyor. Bu nedenle bu yazıyı yazmamdaki tek amacım belediyenin kaliteli ekmek üretimi için tüm fırınları denetlenmesini sağlamak içindir.

***

Belediye sınırları içinde kanatlı hayvan yetiştirmek yasaktır. Sanırım bu yasak bir tek bana uygulanmaktadır. Bir haftadan beri çarşıya sağlığım için yaya olarak gidip gelmekteyim. Tuzla deresinin kenarında geniş bahçeli bir villa var. Villanın geniş bahçesinin bir bölümünde bir sürü kaz, ördek ve tavuk var. Öncelikle şunu belirteyim. Bahçeli evlerde horozlar hariç kanatlı yetiştirilmesine kesinlikle karşı değilim. Hormonlarla kırk beş günde kesime uygun hale getirilen tavukların sağlıksız etlerini yemektense bahçenin bir köşesinde yetiştirilen tavukların etini yemeyi yeğlerim. Menemen’de yaşarken apartmanımızın geniş terasında on yedi tane civciv büyütmüştüm. Kesime geldiklerinde iki günde bir kesip yediğimiz civcivlerin lezzeti kuzu etinde bile yoktu. Terasta dört tane de tavuğum vardı. Her gün dört yumurta alarak yumurtanın da en sağlıklısını tüketiyorduk. Yüz kadar da güvercinim vardı. Çoğalmalarının nedeni ise yediklerinin sürekli, önlerinde olmasıydı. Başkalarına ait aç güvercinler yemleri ve banyo yapmaları için iki leğen suyu görünce hemen benim kümese yerleşiyorlardı. Kumrular bile acıktıklarından terasımıza gelip karınlarını doyururlardı. Bitişik apartman da teraslıydı. Apartman sakinleri sık, sık teraslarına çıkarlar ve benim güvercinlerimi izlerler ve bol, bol da ekmek parçaları atarlardı. Bırakınız şikâyetçi olmalarını, terasımızda o hayvanların olmasından zevk duyarlardı. Burada ise evimin arka bahçesinde yetiştirdiğim on beş bıldırcın yüzünden kapıma defalarca zabıta gelmişti. Gelmelerinin nedeni ise bitişik komşumun şikâyetçi olmasıydı. Neyse ki zabıtaca halen beslemekte olduğum dört bıldırcının çevre kirliliğine neden olmadığına karar verildi de zabıta baskısından kurtulmuş oldum. Bu arada şunu sormadan edemiyorum. Eğer ben evimin bahçesinde çevreye zarar vermeyecek ve gürültüye neden olmayacak şekilde bıldırcın ve tavuk besleyemeyecek isem bahçeli evde yaşıyor olmanın anlamı kalır mı?

Evlerde kanatlı hayvan yetiştirilmesini yasaklayan kanunun çıkmasında Veteriner Profesör Mahmut Akkılıç etkili olmuştu. Gerekçesi ise evlerde beslenmekte olan kanatlılar çiftliklerde beslenmekte olan tavukların ölümcül hastalıklara yakalanmalarına neden olduğu iddiasıydı. Kuş gribi yaygarası koparılıp et ve yumurta tavukçuluğuna en büyük darbenin vurulduğu günlerde birçok kanatlı sahibi hayvanlarını telef etmemişti. Doğal yaşadıkları için de evlerde beslenmekte olan tavuklarda kuş gribi salgınına rastlanmadı. Derler ya ak köpeğin pamuk pazarına zararı vardır. Evlerde beslenmekte olan tavuklar da büyük tavuk çiftliklerinin sürümüne az da olsa etki yapacaktır. Evlerde tavuk beslenmesindeki yasaklamanın amacı hastalıkları önlemek için değildi. Amaç çiftlik ürünlerinin sürümüne zarar vermemesi içindi. Ne yazık ki bu yasa halen varlığını sürdürmektedir.

Özcan Nevres 

 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3549

banner3197