banner3088

Yakışmadı Silivri!

Silivri motosiklet kulübü tarafından organize edilen” DOKUNMA! ÇOCUKLARIMIZA VE KADINLARIMIZA, DOĞAYA, HAYVANLARA DOKUNMA! Protestosu gerçekleşti dün akşam Silivri’de. Yerel basında haber olarak paylaşılıp, günler öncesi duyurusu yapıldı. Hepimiz sosyal medya hesaplarımızdan paylaştık. Herkes alıp paylaştı. Çok sevindim ona yakışır şekilde sesini duyuracaktır Silivri dedim, dedim de….

 Kulübün arzusu üzerine siyah kıyafetler giyilip saatinde büyük üzüntüyle Atatürk meydanında hazır olda bekliyorduk. Sesler duyuldu. Konvoyun önünde emniyet güçlerin aracı sirenler açık geldiği görüldü, arkasından motosikletli arkadaşlar kornalar eşliğinde. Ürperdim! Herkes siyahlar içindeydi. Gözlerim doldu, bedenim tir tir titredi. Zannetim ki o Leyla’nın cansız bedeni geliyor, o kornalar kafamın içinde Eylül’ün, Ceylin’in ve bilmediğimiz birçok yavrunun sesi olup kafamın içini parçaladılar… ANLATILMAZ!

Sloganlar eşliğinde gelindi ve konuşma Can dost Özkan Kandemir tarafından gerçekleşti…Konuşma neydi biliyormusunuz?

"Çocuklarımızla kadınlarımızla, hayvan ve doğamızla barış içinde huzur ve sevgiyle"yaşama isteği idi.Ne kadar zor ve ne kadar kolay bir istek değil mi? 

Konuşmalara dalıp biraz sakinleşmiştim ki bir kız çocuğu elinde “Bana yapılanı görmezden gelme” dövizi diğer yavrunun elinde bir siyah balon. Çocukların ellerinde o renkli balonlar neden siyah oldu ki? Yüzündeki ifadeyi ben size nasıl anlatayım? O çocuğun elinde o dövizin ne işi var bu yaşta? Biz büyüklerden neden bunu istiyor? Bizim görevimiz değimlidir zaten bu?

 Lütfen sözü bir daha okuyun!” Bana yapılanı görmezden gelme” diyor! Biz ne ara bu kadar kötü olduk ki dünyanın en masumu bu en doğal hakkını biz büyüklerden istiyor? L

Bu düşüncelerle onun yüzüne bakarken canımın acısının tarifi yok… Ya o vahşice, insanlık dışı davranışlarla canlarından edilen çocukların anne babaları? Ya onlar dostlar? Ya onların acısı?

Konuşmalar devam ederken etrafıma bakındım. Tüm samimiyetsizliğiyle, kalitesizliğiyle ve hukuksuzluğuyla hayat devam ediyordu. Sahil bahçeleri doluydu, serinde oturmak daha da güzel olacak ki hiç kime rahatını bozup protestoya katılmadı… Bu nasıl olurdu ki? O çaylar nasıl içiliyor o sohbetler nasıl edilebiliyordu ki? Ceylin’in bağırmaktan kulak zarları patlamıştı ve diğerlerin, o çocukların çığlıkları hala kulaklarımızdayken, soruyorum? Nasıl RAHATSINIZ?

Bir anne sadece kendi çocuğun annesi değildir! Olmamalıdır! Bir çocuğun acı çekmesi bütün annelerin yüreği yanması ayağa kalkması olmalıdır!

Yakışmadı Silivri, bu davranış sana hiç yakışmadı. Saatler bile iş çıkışı olarak ayarlanmıştı! Neredeydiniz?

Sosyal medyada ki kahramanlarımız hani sadece Ülkeyi değil, Dünyayı kurtaranların hiçbiri yoktu! Hani herkes nefret kusuyordu 'o' sapıklara, 'o' canilere. İşte meydanlara çıkıldı neredeydiniz?

Ölenlerin sınavına aracı olarak mı yaratıldılar yoksa sadece. Yapılan paylaşımlarda o devrimciler, feministler, sanatseverler, edebiyatçılar herkes birbirinden aydın olan insanların hiç birini göremedik dün.. Hukuksuzluğa hayır diyen, çocuklarımıza dokunmayın diyen, hayvan resmi paylaşıp “Bir kap su vermeyi unutmayalım” diye paylaşım yapan ama kendi bile bir kap su vermeyen insanlar neredeydiniz? O vicdanları boşuna taşıyıp hamallık yapmak? Yazık!

Gelemeyenlere değildir sözlerim dostlar. Orda olup ta gelmeyenleredir. Duyduğu halde “bu sıcakta bir benle ne olacak “düşüncesiyle gelmeyenleredir sitemim…

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın felsefesiyle tacize susup tecavüze uğrayan “Bebek ve çocukları” mezara kadar uğurladık. Birkaç gün profil karartıp birkaç resimle de tepkimizi paylaşıp yine denizimize gittik! EVET SUSTUĞUMUZ İÇİN HEPİMİZ SUÇLUYUZ!

Uzağa bakmayalım, önünüze bakalım. Ama avret yerlerimize değil, toplumun geleceğine, yetiştirdiklerimize. Çünkü Hangi toplumdan çıktı bu 'o' lar?

 Dünyayı kurtarmak falan ütopya zaten de. Çocuklarımıza bir şeyleri anlatabilmek, hayata hazırlayabilmek hatta güvenli ve sağlıklı yaşatabilmek bile hayal oldu. Çocuklar ölüyor diyorum, her yerde, çok çeşitli nedenlerle öldürülüyor. Çok çeşitli işkencelerle. Bir anlık dürtüyle' ya da 'şeytana uydum' savunmasını duydukça içimde köpüren o tiksinti…Korkarım bir gün şeytan çıkıp” Affedin insana uydum” diyecek!

Neyin imtihanı olduğu, kimin yazgısıyla? Her şeye alışıyoruz bir şekilde ama bu duruma alışmamayız! Normalleşmesin! Bir tane daha dememeliyiz, önlemeliyiz! Onlar çocuk, canice ve sapıkça hislerle katledilmelerine sessiz kalmamalıyız! Anlayamadığım bir şekilde 'namus cinayeti' adı verilen kadın cinayetlerinin büyük bir yüzdesini 'çok seviyordum o yüzden öldürdüm sayın hâkim' savunması oluşturuyor. Kitlesel bir sapkınlık değil de nedir? Yapmak değil, yapılanı söylemek suç oluyor sanki. Olay yönetmek-yönetilmek olmadığı gibi, seçmek-seçilmek değildir dostlar. Olay yaşam hakkı, olay yaşayabilme şansı. İnsanca yaşamayı isteğini ne yazık ki geçtim artık, olay büyüyebilme şansı. Korkarım bir gün gelecek anneler çocuklardan doğurdukları için özür dileyecek, bunu düşünmek çok acı. Huzursuz uyuyup, acı bir tatla uyanıyoruz her gün. Ölen bir çocuk veya kadın haberi aldığımızda ölüm şeklinin tecavüz olmasa bari diye dua ediyoruz. Bakın bu öylesine yazılmış bir cümle değil.

Bazı günler bazı sorulara cevap veremez insan.

Benim bu dünyada ne işim var gibi!

Buradan Silivri motosiklet kulübüne sonsuz teşekkür şükran ve saygılarımı sunuyor ve ;

Sizlerin gönül ve kalp güzelligini, sizlerin vatan millet, her canliya olan saygınızi ve aşkınızı o kocaman ruhlarınızı  protestoya başlamadan "Bir dakikalik saygi durusu hayatini yitiren tren kazasinda yitirenlere Allahtan rahmet ve istiklal marsinla başlamayla gorduk.Baska da soze gerek yok.Bu davranış her ama her seyi ozetliyor.

Siz güzel insanlar, aklı başında olan adamlar, dün bizlerden çocuklarımızı kadınlarımızı, hayvanlarımızı ve doğamızın yanında olup koruyup kollayacağımız için söz aldınız. Bende sizden şimdi şunu rica ediyorum;

 “Barışa, özgürce ve korkusuzca adalete yolculuk yapan motosikletlerinizi asla stop etmeyin, ettirmeyin “!

Çok fazla işkenceye mağruz kalan hayvanlarımızın sesiz çığılıklarını duyurmak için orada olan "Silivri hayvan hakları derneği" lütfen her koşulda yardım ve destek olmaya devam edin...Onların sizlere ve hala vicdanı olan insanlara çok fazla ihtiyaçları  var! 

Sevgiyle,bilgi ve vicdanla kalın…Çünkü atılan slogan gibi; "Dünyayı güzellik kurtaracak, ve her şey bir insanı sevmekle başlayacak".Unutmayalım  sevgi bir bağdır!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Selahaddin carpar
Selahaddin carpar - 2 yıl Önce

Şenay hanim yureginize saglik cok guzel yazmışsınız malisef insanlar duyarsiz olmus biz elimizden geleni SMK olarak yaptik sizlere çok teşekkür ediyorum

Ali Altay
Ali Altay - 2 yıl Önce

Müthiş bir yazı canı gönülden tebrik ediyorum sizi silivri motorsiklet kulübü üyesi olduğum içinde çok gururlu ve sevinçliyim ayrıca

Hasan Talan
Hasan Talan - 2 yıl Önce

Şenay hanım muhteşemsiniz tespitlerin mükemmel kutlarım SMK ÜYESİ

Zebure
Zebure - 2 yıl Önce

Şenaycığm tebrikler.Artık şunu düşünüyorum. İnsanlar anlık yaşıyor. Gelecek,özgürlük,adalet,eşitlik bu gibi kavramlar önemini yitirmiş. Benim ümidim pek kalmadı. Fakat yüce Atamızın mücadelelerini örnek alıyoruz.Teşekkürler.

banner3205

banner2251

banner3197

banner3196