banner3088

Yeni Yılda O Günah, Bu Haram Diyeceğimize…

Bir hediye alalım da çocukları sevindirelim.

Korkmayalım ‘‘iyilik yapanı Yaradan cezalandırmaz’’

Baksanıza kötülük yapanlardan geçilmiyor dünyadan!

Her yıl 25 Aralık  tarihinde İsa'nın doğumunun kutlandığı Hıristiyan bayramı. Ayrıca Doğuş BayramıKutsal Doğuş olarak bilinir. 20. yüzyılın başlarından itibaren Noel, Hıristiyan olmayanlar tarafından da kutlanan, dini motiflerinden arınmış, hediye alışverişi etrafında yoğunlaşan bir bayram olarak da kutlanmaya başlamıştır. Bu sekuler Noel versiyonunda mitolojik figür bildiğimiz gibi Noel Baba temel bir rol oynar.

Noel, her yıl dünyadaki Hıristiyanların çoğunluğu tarafından 25 Aralık’ta kutlanır. Kutlamalar 24 Aralık'ta Noel arifesiyle başlar ve bazı ülkelerde 26 Aralık akşamına kadar devam eder. Yani eski yılın son gecesi yeni yılın başlamasıyla bir alakası yoktur.

Bu kısa bilgiden sonra şunu söylemek istiyorum izninizle.

Eğer bir ‘‘güzellik’’ varsa dünya üzerinde, eğer bir “iyilik” yapılıyorsa bunun dini, ırkı, ülkesi yoktur kanaatimce, olmamalıdır zaten çünkü sevgi ve barış evrensel olmalıdır.

SEVGİMİZ EVRENSEL OLMALI ÇÜNKÜ EVRENSEL SEVGİ HÜMANİTE DEMEKTİR.

Dolayısıyla eğer bir ‘‘çocuğun’’ yüzünde tebessüm olma sebebi doğduysa, eğer bir çocuğun yüreğini serçe gibi pır pır heyecandan ve sevinçten atmasını sağlayabiliyorsam, hiç kimsenin, hiçbir şeyin engel olmasına izin veremem, vermem! Ne din, ne ülke, ne etnik köken, ne renk, ne mezhep buna engeldir! Çünkü benim dinim ‘‘Barış, özgürlük ve sevgi’’ dinidir…

Yaradan bana aklımı kullanmayı, iyiliği ve güzelliği emrediyor… Ve diyor ki: ‘‘Kalbinin yumuşaması seni sevindirecekse yetimin başını okşa, ona yemek yedir.’’  Bir kimse, bir yetimi ihtiyaçtan kurtuluncaya kadar sofrasına alır da yedirip içirirse mutlaka Allah-u Teâlâ cenneti ona vacip kılar. Meğerki Allah’ın bağışlamayacağı bir günah işlemiş bulunsun. O kimseler ki, yetimlerin mallarını yerler ancak içlerine ateş doldururlar. Onlar çılgın ateşe gireceklerdir. Kendi öz çocuğunu hangi sebeplerden ötürü dövüyorsan o sebepten dövebilirsin.’’ Bir kimse, çarşıdan çocuklarına bir yemiş alır götürürse ta onların ağzına bırakıncaya kadar sadaka veren kimse sevabını kazanır. Bunu dağıtırken, kızlardan başlasın. Çünkü Allah-u Teâlâ kızları şefkatli kılmıştır. Onlara şefkatli davranan kimse, Allah korkusundan ağlayan gibidir. Allah korkusundan ağlayan ise bağışlanır.

Bir kimse kızlarını sevindirirse hüzün günü Allah da onu sevindirir.’’

Zira çocuklara kirli ellerini uzatanların din arkasına veya herhangi bir şeylerin arkasına sığınarak zarar verdiklerini maalesef yaşayarak tüm dünyanın genelinde görüyoruz…

Örnek: Papa altın tronda oturuyor Afrika’daki çocuklara dua ediyor? Oturduğu koltuğu satsa zaten hepsi doyacak… Demek istediğim, iyilik için duaya sığınmak yerine, dua maneviyatımızdır elbette ama beyni bize Yaradan düşünüp çalışmak için vermedi mi?

Umut ediyorum gelecek yıl ülkemize gökyüzünden ‘‘çocuk’’ gülüşleri yağsın, hiçbir çocuk zarar görerek ağlamasın… Hiçbir anne zamansız yavrusundan ayrılmasın!

Bırakın artık ağaç süslemek haram, eve ağaç sokmak günah vs. gibi düşünceleri, bakış açısını değiştirmeliyiz, ağacı Yaradan yarattıysa bize yaşam için oksijen veriyorsa ne günahı olabilir? Kendi istediğimiz gibi uyarlamadığımız hiçbir şey kalmadı ne yazık…

Benim onda gördüğüm ise bereket ağacı olmasıdır, hele altındaki hediye paketlerini açınca çocukların o sevinç çığlıkları ömre bedel… Afedersiniz ama hiçbir dinde ‘‘çocuğun sevinçle gülmesi günah olmadığı gibi o gülüşe sebep olmak da suç veya günah değildir.’’

Ayrıca boş bir vaktiniz olursa size tavsiyem: Orta Asya’daki eski Türkler zamanında olan ‘‘Akçam ağacı’’ ne demek olduğunu bir araştırın…

Herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum, bu yıl bize çok acı verdi çok yarım kaldık, çok kanayan yara bıraktı… Unutmayacağız! Unutturmayacağız! Korkmuyoruz! Korkmayacağız! Her şartta her olayda devletimizin yanındayız. Yılımız dost, düşmanımız mert olsun! İyi yıllar herkese…

YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3549

banner3197