banner3088

Yokluğu Tasvirsiz Olan

Yokluğu tasvirsiz olan.. Hiçbir betimlemeye ihtiyacı olmayan, diğer her şeyi betimleyen..
Yokluğu Tasvirsiz Olan



Yokluğu tasvirsiz olan.. Hiçbir betimlemeye ihtiyacı olmayan, diğer her şeyi betimleyen.. Gözlerinin ardında söylenmeyen pek çok kelime saklayan.. Çok konuşmayan yine de suskunken her şeyi anlatan.. Ruhunun derinliklerinde herkese bir yer bulunduran.. Her şey olan.. Her şey için olan..



Kimden mi bahsediyorum? En değerli olandan.. Ondan.. Annenizden.. Anne..



Neler çektirmedik ki kim bilir ona?.. Daha çok ufakken başladık onu üzmeye.. Dünyaya gelmeden.. Onu heyecanlandıran tekmelerimiz, canını yaktı belki de kimi zaman.. Dünyaya getirdi bizi.. Gece uyumayışlarımız, gaz sancılarımız, ateşlenmelerimiz, öksürüklerimiz, hapşırıklarımız, düşmelerimiz, ağlamalarımız.. Onu öyle çok yıprattık ki.. Eğlendirmedik değil elbet. Tebessümünde renk renk bahar çiçekleri açtırdı o..



Biraz daha büyüdük. Okul çağına geldik. Bu kez de okul sıkıntılarımızla bunalttık. Yok okul alış verişimiz, yok ders başarımız, yok arkadaş ilişkilerimiz derken biraz daha yıprandı o, biraz daha yaşlandı..



Biz büyürken sorunlarımız da büyüdü. Gerçek olanları sorun etmeye, daha doğrusu sorun ettirmeye başladık. Öcüden korkup annemizin yanına giderken artık daha büyük problemler için yüreğini tıklattık. Ergenlik döneminde yaşanan sorunlarsa zaten.. Başına buyrukluğumuz onu üzdü, çok üzdü. Belki de en çok üzdüğümüz vakitti bu. Ama o hep açık bıraktı kucağını.. Ne kadar büyüsek de onun kucağına alınmayı bekliyorduk hepimiz.



Artık birey haline geldiğimizdeyse yaşam sıkıntısına düşüp unuttuk o sıcacık kucağı.. Oysa ağladığımızda sığındığımız limandı o kucak. Hayatın yapmacıklığından bıktığımızda kendimize gelebildiğimiz yerdi. Her zaman açıktı. Hep bizi bekliyordu. Hep yavrusunu düşlüyordu. Ama biz gitmiyorduk, gitmiyorduk yine gitmiyorduk..



O olmadan nasıl nefes alabilirdik ki sanki,bizi canı gibi karşılıksız koruyan biri olmadan?.. Hayatın tuzaklarından çekip kurtarabilecek biri olmadan?.. Biz ağlayınca kıyamayıp bize ağlayan biri olmadan?.. Sevincimizi bizden coşkulu yaşayan biri olmadan?.. Umudunu bizimle yeşerten, bizimle heyecanlanan, bizimle korkan, bizimle eğlenen biri olmadan?..



Yokluğunu nasıl tasvir ederiz peki? İnsan, var olmadığını nasıl tasvir etmelidir ki? “Annem!” demenin tasviri yoksa eğer, yokluğunun da tasviri olamaz.. Düşünsenize, sizi hayatta en çok seven yok. Ya da hastalandığınızda başınızda sabahlayacak biri..



Her şey değişirdi sanırım benim hayatımda.. Bugünümü bu kadar güzel yaşıyorsam “Annem..” derim sadece.. “Annem..”



Ve şimdi sen uyurken annem, doyasıya seni izleyeceğim.. Yüzünde her birinin anlamı farklı kırışıklarına bakacağım.. Kıpkırmızı elmacık kemiklerinden usulca bir öpücük alacağım.. Belki sen de uyanacaksın, saracaksın beni o sımsıcak kucağında, kokunu çeke çeke uyumama izin vereceksin..



Ben de uyurken doğrulup kulağına fısıldayacağım:



“Seni seviyorum annem, çok seviyorum..”



Büşranur Eker

22.08.11 / 05.35 
YORUM EKLE

banner3205

banner3196

banner3552

banner3197