banner2920

Zevkler ve renkler tartışılmaz ama...

Merhaba sevgili Silivrililer. Nasılsınız? Umut ediyorum ki her şey yolundadır? Beni soracak olursanız eh işte derim ancak. Hafta başı Malta’ya vatandaşlık için başvurdum lakin yetersiz bakiye dedi, bende Malta eriği aldım, hani belki ülkeye dönüşür diye. Gülmeyin, normal erik papaz eriğine dönüşüyor da Malta eriği neden ülkeye dönüşmesin, tamam led ışığımız yok belki ama, olabilir yani … Kırmayın umudumu https://static.xx.fbcdn.net/images/emoji.php/v9/tb0/1.5/16/1f609.png


Hava bugün de değişken, tıpkı siyasiler gibi. Dün üşüttü bugün ısıttı… Alıştık artık bazı insanların prensipleri için partilerini değiştirmesine, bazılarının da partileri için prensiplerini değiştirmesine. Neyse konumuza dönelim biz.

Sizlerle tartışmak istediğim bugünkü konumuz “Güzellik anlayışı”. Evet, güzellik göreceli bir kavramdır lakin güzel olana da çirkin denemez, tabi vicdan sahibiysek.
Şimdi sevgili dostlar, naçizane biraz bu konuda bilgi sahibi olduğumdan şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; renkler her dili konuşur, resim de renklerin anlatma biçimidir. İster tuvale ister duvara boyansın.
Silivri Belediyesi Boğluca Deresi karşısındaki binaları rengarenk boyamaya başladı. Renk olan yerde güzellik vardır ve bu fikrin eyleme geçmesini destekliyor, boyanmasına sonuna kadar katılıyorum.
Boyaların renk seçimi için aynı şeyi söyleyemem üzgünüm!

Renk seçimi ve renklerin geçişi bir kere çok göz yorucu olmuş. Renk teorisi diye bir şey vardır, sonra renk geçişleri, yanlış renk seçimi izleyicilerinizde ortaya çıkmasını istemediğiniz bir duyguyu tetikleyebilir, bende olduğu gibi…


Eğer başka bir çalışma olmayacaksa o binalara, hiç mi hiç beğenmediğimi ifade etmek isterim!


Arkadaşlar, nasıl ki müzik notaları şarkı yazmak için kullanılıyor, renkler de resimler, tasarımlar ve fotoğraflar için öyle kullanılıyor, yani yapı taşlarıdır. Ben boyanmış duvarlara baktığımda Uyumlu bir renk armonisi göremedim.


Nasıl olmalıydı; Çok isterdim orayı duvar Resimlerin Analog renklere boyanmasını mesela, bu renkler birbirine benzediği için sakinleştirici ve dingin bir his yaratırdı, hem önünde köprü de var, su sesi de gelir.Grafiti de çok çok  ideal olurdu,önünde resimler çekilebilinirdi...Kaliagrafi sanatı da katılabilinirdi... Canlandırın bir gözünüzün önünde; Mesela her üç metrede bir heykel, ne bilim Silivri için önemli isimlerin heykel olarak yaptırılabilinir (tabi prosedür ve izni bilmiyorum) heykellerin arasına onlardan biraz daha kısa olan, üstünde sarkan mevsimsel çiçek ve yeşillikler için taş saksılar, aydınlatmalar, ağaçlar ve telefon şarjlı banklar…

Güzel mi?
Mesela, binaların boyanmasından ziyade eski çağlardan bu yana kullanılan Fresk sanatı olmasını daha çok isterdim, ki bu sanat İnsanoğlunun resimle tanışmasının öncülüğünü yapmıştır. Hem geometrik desenlerin, Silivri’nin eski yaşantıların izlerini yansıtabilirdi. Sade, yalın ve abartısız bu resim sanatı Silivri Belediyesine çok çok yakışırdı.

 Volkan Yılmaz entelektüel bir insan olduğundan, ona sıradan ve alışagelmiş olay ve eylemleri yakıştırmıyorum ben…


Eskişehir’deki Porsuk Çayı ne kadar güzel mesela, hayran kalmıştım o duruluğa… Gondola biniyorsun ve dolaşıyorsun ücreti de düşük değil dolgun yani… Etrafında modern, bin bir çeşit gıda ve mutfaklarla olan kafeler…Yine Eskişehir’deki Odun Pazarı denilen yer…Olağanüstü güzel…
Silivri’miz çok modern ve hala kasaba kültürü olan bir şehir dolayısıyla böyle sıcak ve ruhumuzu dinlendirebilecek yerlerin olması şart… Örneğin ben çay bahçelerini hiç mi hiç sevmiyorum bir tek ben miyim sevmeyen? Tabi ki hayır!
Ben ve benim gibi düşüncede olanlar kitabını alıp, rahatlatıcı bir müzik eşliğinde bir kafede oturup kahvesini yudumlarken okumayı tercih eder…
Ben mecbur muyum? çay bahçesinde ablamın apartman komşu kadınlarla diğer apartman komşuların dedikodularını dinlemeye?


Değilim!


Diyeceğim o ki; Herkesi memnun etmek imkânsızdır, lakin azınlığın ve klasikliğin dışına çıkılıp, birçoğumuzun rahat ve huzur bulabilecek ortamlar yaratılmalıdır, olmalıdır… Klasikten vazgeçilmeli ve klasikler için yatırım kesinlikle yapılmamalıdır.
Yeniliği takip edip güncellenmek şart! Yirmi iki yıldır Silivri’deyim bir ağacın bile yeri değişmedi. Böyle gelmiş böyle gider, bu Alaturka düşünceler atılmalı ve yeniliğe adım atılmalıdır… Estetik mekanlar tasarlamalı, şehrin tarihine, kent kültürü mirasına saygılı çalışmalar olmalı onu yaşatmak ve ihya etmek adına çalışmalar yapılmalıdır diye düşünüyorum…


Her gelen yeni Başkan güzel vaat ve düşüncelerle geliyor lakin bir ağaç bile yerinden kımıldamıyor! (?)


Zaman diyorum sadece ama Silivri halkı Volkan Başkandan beklentileri sıradan olmadığını hatırlatıyorum!
Bu duvar boyamaya karar verene saygı duyuyor yapanlara da emeklerine sağlık diyorum…

Herkes aynı şeyi düşünmeli diye bir kaide yok ya, demiştim “Güzellik göreceli bir kavramdır” diye dolayısıyla bu da benim orası için birkaç ayaküstü düşüncem…

Fazla uzatmayayım, zira uzun söz tarihe yakışır…Ama unutmayalım ki renkler sözler kadar değerlidir…


Sizlere birkaç örnek sunarak, güzel ve huzurlu bir hafta sonu diliyorum…

Sevgi ve güzelliklerle kalın…

YORUM EKLE

banner2834

banner2251