Bir Türkünün Ardındaki Acı: Sunam'ın Gerçek Hikâyesi

Türk müziğinin en etkili anlatım biçimlerinden biri olan türküler, çoğu zaman yaşanmış acıların ve yarım kalmış hikâyelerin sesi olur. 'Sunam' da bu türkülerden biri.

TAKİP ET

Türk halk müziğinin hafızalara kazınan eserlerinden Sunam, dillere destan bir aşkın, yersiz bir şüphenin ve geri dönüşü olmayan bir pişmanlığın izlerini taşıyor. Yıllardır söylenen bu türkü, ardındaki gerçek hikye ile dinleyenin yüreğine dokunmaya devam ediyor.

Dillere Destan Bir Aşk

Rivayete göre Fahri Bey ile Suna Hanım arasında büyük bir sevgi vardır. Herkes tarafından imrenilen bu evlilik, küçük bir söz ve büyüyen bir şüpheyle sarsılır. Kadınlar hamamında Suna Hanım'ın sırtındaki beni fark eden arkadaşı Neriman, bu durumu eşi Mustafa'ya anlatır. Bir süre sonra Mustafa ile Fahri Bey arasında yaşanan tartışmada sarf edilen sözler, geri dönülmez bir kırılmanın başlangıcı olur.

Şüpheyle Gelen Yıkım

Mustafa'nın 'Sen benimle kavga edeceğine, karına sahip çık; ben senin karının sırtındaki beni bile bilirim' sözleri, Fahri Bey'in zihnine zehir gibi düşer. Gerçeği öğrenmek için Suna Hanım'la konuşsa da, içine düşen şüphe bir daha çıkmaz. Evde huzur kalmaz, tartışmalar artar, sevgi yerini sessiz bir yıkıma bırakır.

Bir Mektup, Bir Türkü

Bir kavganın ardından evi terk eden Fahri Bey, geri döndüğünde hayatının en ağır manzarasıyla karşılaşır. Suna Hanım yaşamına son vermiştir. Ardında bıraktığı notta ise masumiyetini şu sözlerle haykırır:
'Kusura bakmayın Beyim. Şüphelerinizin nedenini uzun zamandır biliyordum. Adımı temize çıkarmanın başka bir yolunu bulamadım. Şunu unutma, ben seni asla aldatmadım.'

Bu satırlar, Fahri Bey'in ömrü boyunca taşıyacağı bir vicdan yüküne dönüşür. Yaşadığı acıyı ve pişmanlığı ise dizelere döker. Sunam türküsü, işte bu yakıcı hikyenin ağıdı olarak dilden dile yayılır.

Sözlere Sinmiş Bir Feryat

'Şafak söktü gine Suna'm uyanmaz' diye başlayan sözler, sadece bir uyanış çağrısı değil; kaybedilmiş bir sevginin ardından yükselen çaresiz bir haykırıştır. Sunam, bugün hl dinlendiğinde, bir aşkın nasıl yanlış bir sözle paramparça olabildiğini hatırlatır.

Bu yönüyle türkü, sadece bir müzik eseri değil; kültürümüzün hafızasında yer eden acı bir ders olarak yaşamaya devam ediyor.

Bakmadan Geçme