ABD, PKK’yı konvansiyonel ordu gibi hazırlıyor

Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, Suriye’de ABD’nin YPG/PKK’yı konvansiyonel ordu gibi hazırladığını belirterek, asıl sorunun bu olduğunu söyledi.

ABD, PKK’yı konvansiyonel ordu gibi hazırlıyor
banner3909
banner4336

Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, Suriye’de ABD’nin YPG/PKK’yı konvansiyonel ordu gibi hazırladığını belirterek, asıl sorunun bu olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’den Türkiye’ye yönelik terör saldırılarıyla ilgili, "Buralardan kaynaklanan tehditleri, ya oralarda etkin olan güçlerle birlikte ya da kendi imkanlarımızla bertaraf etmekte kararlıyız" açıklamasını İhlas Haber Ajansı Muhabirine değerlendiren Ağar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadesinin çok net olduğunu söyledi.

Türkiye’nin sahada etkin olan unsurlarla bir işbirliği yaparak çözüm üretmeye çalışacağını, yapamaması durumunda çözümü kendi iradesiyle yapacağını vurgulayan Ağar, "İşin içerisinde bir sürecin olduğunu değerlendiriyorum. Öncelikli olarak karşı karşıya kalınan fiili fotoğrafı üzerinden ve geçmişte yapılan anlaşmalara uyulmaması üzerinden özellikle Barış Pınarı Harekatı’ndan sonra gerek Amerika Birleşik Devletleri, gerek Rusya ile yapılan anlaşmalara uyulmaması üzerinden Türkiye’nin bir takım mekanizmaları aktifleştireceğini düşünüyorum. Eğer olmazsa askeri harekatı kendi inisiyatif ve iradesiyle yapabilecek hale gelirse Türkiye’nin de bunu yapacağını düşünüyorum. Burada bir başka gizli özne olabilir. Çünkü Sayın Erdoğan Rusya’da Vladimir Putin’le görüştü o görüşmede farklı bir takım siyasi gelişmelerin şekillenebileceğini adım adım bir yere gidebileceğini görmek gerekiyor. Bunu iyi anlamlandırmak gerek. Türkiye’nin YPG/PKK’ya konsantre olmakla ilgili bir takım adımlar atacağını değerlendiriyorum" dedi.

Operasyon Tel Rıfat’tan başlayacak

"Bir harekat olacaksa öncelikle olarak Tel Rıfat, çünkü Tel Rıfat kendisini çok gösteriyor" diyen Ağar, şunları kaydetti:

"Karşı karşıya kaldığımız tehdit oradan daha çok. Sadece Tel Rıfat mı var? Hayır. Bizim temel amacımız ne? Bir güvenlik kuşağı oluşturmak. Bu güvenlik kuşağının içerisinde Münbiç son derece önemli bir istikrarsız alan. Burası YPG/PKK’nın demografik ve sosyolojik anlamda da istismar etmiş olduğu bir bölge. Ayn el-Arab namı diğer Kobani ve Barış Pınarı Harekatı’nın doğusunda kalan Irak sınırına kadar olan alan var. Bunların tekli veya çoklu bir takım operasyonlarla, harekatlarla karşı karşıya kalabileceğimizi değerlendiriyorum."

Olası harekatın Fırat Kalkanı, Barış Pınarı ve Zeytin Dalı harekatlarından farklı olacağını değerlendiren Ağar, "Neden Fırat Kalkanı, Barış Pınarı, Zeytin Dalından farklı olur? Öncelikli olarak konjonktür farklı biçimlendi, farklı bir denklem var. Süre geçti, sahada yükselen ve alçalan aktörler oldu. Buna bağlı olarak angajmanlar değişti, değişir. Bir diğer tarafıyla coğrafi mesele ve teröristin gelişen durumu. Teröristler özellikle yapmış olduğumuz harekatlardan ve yıllardır Türkiye ile mücadele etmekten kaynaklanan o şeytani akılları ve tecrübeleriyle karşımızda pek çok yığınak yaptılar, tahkimat yaptılar. Yaptıkları o tünel ağının deşifresi, etki altına alınması, onlar içerisindeki yığınakları, oluşturmuş oldukları atış mevzileri, ellerine verilen silahlar her geçen gün artıyor. Bu açıdan çok büyük farklılıklar kendini göstermiş durumda" diye konuştu.

Konvansiyonel terör ordusu

ABD’nin YPG/PKK’ya konvansiyonel silah eğitimleri vermeye başlamasını da değerlendiren Ağar, "YPG/PKK pek çok farklı angajman geliştirdi bunları kullanmak isteyecek. Burada sorun şu: Amerika Birleşik Devletleri’nin YPG/PKK’yı konvansiyonel bir ordu gibi hazırlamaya kalkmış olması veya bununla ilgili aşamaları görmemiz. Ne var bunların içerisinde? Obüs eğitimi veriyor. PKK’ya neden obüs eğitimi verilir ki? Ateş destek silahları, şu an kullanabilecekleri bir DEAŞ mı var karşılarında. Amerikan ordusunun kullanmış olduğu zırhlı savaş araçları, helikopter eğitimleri bunların hepsinin bir anlamı var" ifadelerine yer verdi.

Türkiye’nin Rusya ile anlaşmayı deneyeceğini vurgulayan Ağar, "Belki de anlaştılar, Sayın Erdoğan ile Putin Soçi’den ne konuştular bilmiyoruz. Ama mutlaka konuştular, konunun sadece İdlib ile sınırlı kaldığını düşünmüyorum. İki ülkenin ilgi ve etki sahaları mutlaka o toplantıda görüşülmüştür. O toplantıda Suriye’nin geneli, Esad rejimi ile ilişkiler, siyasi süreç, harekat alanları, güvenlik kuşağı, hatta Libya, Ukrayna, Kırım, Kafkaslar, Karadeniz bunların hepsinin bir şekilde az veya çok temel büyük fotoğraf üzerinden konuşulduğunu düşünüyorum" dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner4391

banner4321

banner3841