Azeri yazar, şehitler için yazdığı 28 kitabı il il gezerek kütüphanelere bırakıyor

Azeri Yazar Gülsüm Adilgızı, 1900 yılından günümüze kadar Azerbaycan'ın özgürlük mücadelesinde şehit olan askerleri ve Hocalı katliamını anlatan 28 kitap yazdı. Yazdıkları kitapları Türkiye'de il il dolaşarak kütüphanelere bırakan Adilgızı, 'Şehitlerimiz ile ilgili yazdığım kitapları Türkiye'de il il gezerek bu kitapları devlet kütüphanelerine koymak istiyorum. Iğdır'dan başlayan yolculuğumda Çanakkale'de olmak üzere İstanbul'a kadar geldim. Bundan sonrada kalan bütün illere gitmek istiyorum' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Azeri Yazar Gülsüm Adilgızı, 1900 yılından günümüze kadar Azerbaycan’ın özgürlük mücadelesinde şehit olan askerleri ve Hocalı katliamını anlatan 28 kitap yazdı. Yazdıkları kitapları Türkiye’de il il dolaşarak kütüphanelere bırakan Adilgızı, “Şehitlerimiz ile ilgili yazdığım kitapları Türkiye’de il il gezerek bu kitapları devlet kütüphanelerine koymak istiyorum. Iğdır’dan başlayan yolculuğumda Çanakkale’de olmak üzere İstanbul’a kadar geldim. Bundan sonrada kalan bütün illere gitmek istiyorum” dedi.

Azeri Yazar Gülsüm Adilgızı, Ermenilerin Azerbaycan ile yapmış olduğu savaşlarda şehit olan askerlerin ve Hocalı Katliamında hayatını kaybedenlerin anılarını kitaplaştırdı. Azeri Yazar Gülsüm Adilgızı, Azerbaycan’da farklı dönemlerde savaşarak hayatını kaybeden 17 Kütahyalı Türk’ün hayatını kaleme aldı. Şehitlerin anısına 28 kitap yazan Azeri yazar yazdığı kitapları Türkiye’ye getirerek, il il dağıtmaya başladı. Ziyaret ettiği illerdeki bulunan kütüphanelere kendisinin kaleme aldığı kitaplarını bırakan Azeri yazar gördüğü ilgiden memnun kaldığını vurguladı.

“Yazdığım kitapları Türkiye’de il gezerek devlet kütüphanelerine koymak istiyorum”

Bugüne kadar 28 kitap yazdığını söyleyen Azeri yazar Gülsüm Adilgızı, “Bu kitapları Azerbaycan’da bulunan bütün devlet kütüphanelerine koyduk. Benim Türkiye’ye asıl geliş sebebim şehitlerimiz ile ilgili yazdığım kitapları Türkiye’de il gezerek bu kitapları devlet kütüphanelerine koymak istiyorum. Iğdır’dan başlayan yolculuğumda Çanakkale’de olmak üzere İstanbul’a kadar geldim. Gittiğim yerlerde kitapları devlet kütüphanelerine, il valiliklerine, belediye başkanlıklarına, okullara ve şehit ve gazi ailelerine uğrayarak geldim. Bu kadarıyla işim bitmiyor. Benim yolum devam ediyor. Bundan sonrada kalan bütün illere gitmek istiyorum” dedi.

“Kimse bizim birliğimizi bozamayacak”

Yazdığı kitaplarda Türk şehitleri ile Azerbaycan şehitlerini anlatmak istediğini kaydeden Azeri Yazar Gülsüm Adilgızı, “Görüştüğüm her insan bu işten çok memnun kaldıklarını söyledi. Azerbaycan 30 yıldır Ermenistan işgalinde kaldı. Artık bu işgal sona erdi. Geçen yıl başlayan vatan muharebesi şunu gösterdi ki; Azerbaycan’ın kıymetli oğulları var. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e minnettarız. Karabağ topraklarının işgalden kurtulması için elinden geleni yaptı. Bu yüzden bizler Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan minnettarız. Türk devleti her zaman Azerbaycan Devletinin yanında oldu. Her zaman Türk devleti ile bir arada oldu. Bir millet 2 devlet olarak birbirimizin yanında olduk. Yaz aylarında Türkiye’de yanan ormanlar değil de sanki biz Azerbaycanlıların yüreğiydi. Azerbaycan hükümeti de bu yangında ellerinden geleni yaptı. Biz bundan sonra hep bir arada olacağız. Kimse bizim birliğimizi bozamayacak” şeklinde konuştu.

“Çanakkale’deki ziyaretimi hiç unutmayacağım, ben çok hüzünlendim”

2 gün önce Çanakkale’de olduğunu ve şehitlik alayını ziyaret ettiğini aktaran Gülsüm Adilgızı, “Çanakkale’deki ziyaretimde gördüklerimi hiç unutmayacağım. Ben çok hüzünlendim. Neden buraya bu kadar geç geldim. Çanakkale’de çok güzel bir gündü. Çanakkale’de askerlerin korunması için yağmurda yağan sel suları o hendeklerden geçerek şehitlerimizin kemiklerine kadar inmiştir. Çanakkale o kadar mukaddes bir yer ki ben Medine bildim. Bana en çok tesir eden 57. Alayın düşmesiydi. Şu an 57. Alay diye bir alay yok. Çünkü onların hepsi 1915 yılında Çanakkale’de şehit düştü. 56. Alay ve 58. Alay var ama 57. Alay yok. Onların yalnızca hatırası olan abideleri var. Onları orada görmekten çok gurur duydum. Atatürk’ün hayatını kurtaran o kol saatini gördüm. Orada Atatürk’ün büyüklüğünü gördüm. Orada düşmana bile mezar kazdırmış. Atatürk böyle bir büyük insan. Ondan okuduklarımız ve öğrendiklerimiz bitmez. Bugün hepimiz Atatürk ile gurur duyuyoruz” açıklamasında bulundu.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN